Mucize ve Korku

Bir kadının rahminde yeni bir yaşamın oluşması, mucize kelimesinin tam anlamıyla yerini bulması herhalde. Ama itiraf ediyorum, ben çekiniyorum hamilelerden. Hatta içlerinde bir can taşıyor olmaları, o canın besleniyor, büyüyor ve 9 ay sonrasında dünyamıza katılıyor olması fikri beni biraz ürkütüyor. Bu kadar güzel, özel, doğal ve mucizevi bir durum karşısında neden paniğe kapıldığımı bilmiyorum, bunun araştırması içindeyim.

Tam da bu araştırma yolunda, çok sevdiğim ve güvendiğim Mey hocamın Nur Sakallı ile Cihangir Yoga’da Hamile Yogası Hocalık Eğitimi vereceğini öğrendim. Meyle uzunca konuşmam (ve beni ikna etmesi) sonrası eğitime katılmaya karar verdim! Hatta eğitimde bir de hamile olacağını öğrendikten sonra bile vazgeçmedim desem! 🙂

Mey’in temel 1 derslerinde öncelikle sınıfta ilk kez yoga yapacak olan olup olmadığını sorar. İlk kez gelen varsa, “Beklentiye girmeyin, hayal kırıklığına uğrarsınız, neler olacağını hep birlikte göreceğiz.” der. Ben de bu yüzden beklenti içine girmiyorum ama sabırsızlanıyorum! Sadece kadınlığa, anneliğe, doğuma, bebeğe dair çok şey öğreneceğimi hissediyorum.

Jinekoloji muayenesi sırasında bayılan, doktorumun beni nöroloğa yönlendirmesi sonucunda beyin tomografisi, EEG’si çekilen, tilt table teste, oradan kalp EKO’suna yollanan (çok şükür hepsi temiz) biri olarak umarım bir kaza geçirmeden bitireceğim bu eğitimi.

Hayattaki en büyük mucizeden korkumun kaynağı nedir? Kaynağa direkt inebilir miyim? Yoksa önce etkiye ve motivasyona mı bakmam gerekiyor? Lisedeki psikoloji hocamın yaptığı gibi soruları sorup “yanıtını içinde ara” diyorum..

Sevgiyle,

 

Her şey olması gerektiği gibi

Geride bıraktığım yılla hesaplaşmak ve yeni gelen yıla dilekler adamak daha önce yaptığım bir şey değildi. Ama 2015 yılı benim için yazmaya değer bir yıl oldu.

Devrim Akkaya ve Zeyneb Uras’ın yeni yılı kutlamak için birlikte verdikleri yin&yang temalı ders sırasında düşündüm böyle bir yazı yazmayı. Zeyneb Hoca bizi ateşe dönüştürüp Devrim Hoca’nın bu ateşi içimize dönmemiz için kullandığı derste, kulaklarımda “aç kalbini” sesleri yankılanırken…

Olanı olduğu gibi kabul ettiğimizde, içinde bulunduğumuz ana teşekkür ettiğimizde hep daha fazlası geliyor. Ben de bu sene başıma gelen her şeye teşekkür etmek ve yeni niyetlere yer açmak istiyorum. Bu şarkı eşliğinde: Curtis Harding / Next Time

30 oldum. Doğum günümü ilk kez gittiğim bir şehirde, tesadüfen içeri girdiğim bir barda, ilk kez tattığım bir içkiyle kutladım. Yanımda sevgilimle.

IMG_1594

Evlendim. Paris’te. Tam da istediğim gibi, upuzun bir masa etrafında, en yakınlarımla, harika bir akşam yemeğiyle.

OZ__0575_

P1010134.JPG

Şahit oldum. Hem de gelinliğimle 🙂 Konsoloslukta bizden sonra evlenen çiftin şahitleri yoktu, biz de seve seve şahit olduk onların heyecanına. 10 dakika arayla, aynı resmi deftere imza atmış oldum ben de.

P1010111

Taşındım. 30 yıl Yeşilyurt – Yeşilköy ekseninde ailemle birlikte yaşadıktan sonra, sevdiğim adamla Cihangir’e kendi evimize taşındım. İlk kez çamaşır, bulaşık, temizlik, yemek, faturalar, mutfak alışverişi, deterjanla bu kadar haşır neşir oldum.

IMG_4799

İstifa ettim. Hem de kalp çarpıntısı ve nefes alamama duygusu yaşayarak hastaneye koştuktan sonra. Orada olmamam gerektiğine aklım değil vücudum karar verdi. İçinde pancar olan kutumu ve orkidemi aldım, gittim.

IMG_2222

Seyahatlere çıktım. Doğum günümü kutlamak için Berlin’e; çok uzun zamandır aklımda olan GAP turuna; her seferinde farklı hislerle döndüğüm Viyana’ya; evlenmek için Paris’e; annemin hayalini gerçekleştirmek için Prag’a; bir anda “hadi” deyip Amsterdam’a.

FullSizeRender

IMG_2312

IMG_2827

IMG_5944

FullSizeRender (1).jpg

Yazı Bodrum’da geçirdim. Her gün denize girerek.

IMG_4756.JPG

Yoga eğitmenlik eğitimine başladım. Eğitimin sonunda 200 saatlik uluslararası Yoga Alliance sertifikasına sahip olacağım ve temel seviyede yoga dersleri verebileceğim!

IMG_6457.JPG

Hayat hep güllük gülistanlık değildi. Büyükbabamı kaybettim. Yine de şükrettim bu zamana kadar birlikte olduğumuz için.

Öğrendim. Çok yakındaki kişinin zamanla senden uzağa düşebileceğini, bunun normal olduğunu, eğer isterse senin yanında olmanın bir yolunu bulacağını, keyfinin bildiğini.

Kış ortasında yazı yaşamak istedim. Olmadı. Vardır bir amacı dedim, kabul ettim. Hem kış daha bitmedi ki! 🙂

Ve şimdi yaşadıklarıma, hissettiklerime, gördüklerime, yediklerime, içtiklerime tekrar tekrar şükrederek, yeni niyetlere açıyorum kalbimi.

Yogada ilerleyip çocuk yogası eğitmeni olmaya, daha çok seyahat etmeye, daha çok kitap okumaya, ailemle daha çok vakit geçirmeye, ayurvedayla ilgilenmeye, en az 3 yemek ve 3 tatlıyı çok iyi yapabilmeye, daha çok yazmaya, daha merhametli biri olmaya, daha az uyumaya, güneşin doğuşunu daha çok izlemeye, daha çok gülmeye niyet ediyorum.

Kalbimi açtığımda, her şey olması gerektiği gibi.